Kasım 2014'te bir akşamüstü, İzmir metrosunda okuduğum ve bakışlara aldırmadan saatlerce güldüğüm Alpay Erdem yazısıdır. Paylaşayım:
Bir keresinde de Koşuyolu'nda bir gece caddeden parka doğru bitemeyen merdivenleri kullanarak öyle bir ineyim dedim. Gece, nasıl da ıssız, nasıl da sessiz, İniyorum öyle aşağıya doğru, aşağıdan bir adamın yukarı doğru geldiğini gördüm. Önce pek önemsemedim. Adam işte dedim. Senden ne farkı var. Sen aşağıya iniyorsun, o yukarı çıkıyor. Daha sonra adama yaklaştıkça adamın zombi gibi hareket ettiğini fark ettim. Hastadır zahir diye düşündüm. Sonra adama iyice yaklaştıkça, gözlerinin kan dolu olduğunu gördüm. Net söylüyorum, altıma kaçıracak gibi oldum korkudan. Kaçsam kaçamam da ölü noktadayım. Kaçmaya harcayacağım enerjiyle adamın yanından geçmeye harcayacağım enerjinin eşitlendiği bir noktadayım. Dişleri yeşildi mesela. Ben sarıya da razıydım. Allah'ım hayatımda ben hiçbir şeyden bu kadar korktuğumu hatırlamıyorum. Toprağın yüzlerce metre altından geliyor gibiydi. Kıyafeti de öyleydi. Üstelik kötü bir adamdı da. Kaşları çok çatıktı. Beni öldürmesi an meselesiydi. Yanından geçerken yaakşamlar dedim ama benden çıkan o titrek sese ben inanamadım. Bu kadar korktuğumu belli etmemem gerekiyordu ama başaramadım. Dizlerimin bağı çözüldü çözülecek. Geçeyim şu adamın yanında be. Geçeyim de gideyim. Benim de sevdiklerim var. Beni de seven insanlar var. Kuşlarım. Ah kuşlarımdan ayrı mı düşeceğim. Peki ya kedi Venüs. Can kedi Venüs. Menfaatleri söz konusu olduğunda babasını tanımayan kedi Venüs. Doyamadım ki ben daha kedi Venüs'e. Özlemi'me karşı ise hiç sözüm yok. Çünkü çıkma dediydi bana sokağa. Ben şimdi ona nasıl izah ederim. Öldüm ama bir dinle bak nasıl öldüm diye nasıl izah ederim. Çıkma dediydi bana sokağa. Bende de öyle pis bir huy var ki, ben sokağa çıkacağım dedim zaman çıkarım. Bu içten gelen bir hadise. Sokak çağırdı mı ben sokaktayım. Hem ben nereden bileyim Koşuyolu'nda zombi olduğunu. Bana demediler ki, Koşuyolu'nda zombi var demediler. Velhasılıkelam, geçtim zombinin yanından sırtımı duvara sürte sürte, ardıma bile bakmadan hayata koştum. Parka hiç uğramadan ters yoldan eve kaçtım. Bu da öyle bir anımdır.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder